Markalaşma

Marka Stratejisi Nedir?

Merhabalar, bugün yazımızın konusu marka stratejisinin önemi. Markayı kurduk da saldık çayıra Mevla kayıra demek çok mantıklı olmaz değil mi? O yüzden her markanın kendine ait bir stratejisi olmalı, yolunu ona göre çizmelidir. Böyle yapsın ki hem kurumsal bir izlenim kazansın hem de satışlarını artırabilsin. Çaylar kahveler hazırsa hemen başlayalım…

Marka stratejisinin tanımını yaparak başlayalım istiyorum. Markanızın değerini hedef kitlenizin gözünde artırmak ve hem güven hem de kalite algısını yükseğe çekebilmek için yapmış olduğunuz tüm reklamlar, paylaşımlar ve logo çalışmaları aslında marka stratejisini oluşturan adımlardır. Bugün her birimiz tarafından bilinen ve başarısını ortaya koyan her marka satışa yönelik çalışma yapmak yerine marka stratejisini daha ön planda tutarak hareket eder ve asıl yatırımı kendi içlerine yaparlar.

İlgili Makaleler

Bu konuyla ilgili benimde çok sevdiğim bir sözü sizinle paylaşmak istiyorum. Lucidpress der ki; “Bir şirket ya da kuruluşta marka yoktur. Müşterinin kafasında oluşmuş bir marka vardır. Marka, bir müşterinin sizinle, şirketiniz ya da ürününüzle yaptığı her türlü etkileşim sayesinde elde ettiği gösterimlerin tamamıdır.”

Belirli bir stratejisi olmayan markaya marka demek çok da mümkün değildir öncelikle bunu belirtmek isterim. Belirli bir stratejiniz olursa markanızı hem müşterinizin aklında hem de gönlünde yer edersiniz. Gelen müşteriler size sadık bir müşteri olur ve bununla bağlantılı olarak da gelirinizde beklenmedik düşüşler yaşanmaz.

Günümüzde birçok markaya eş sayılabilecek yüzlerce hatta binlerce seçenek olduğu aşikâr. Peki, sizi diğer markalardan ayıracak olan nedir? Marka stratejisi! Uzun vadede gerçekleşecek olan bu plan sayesinde markanızın değerini yükseltip aynı zamanda da rakiplerinizden farkınızı ortaya koyarak toplumsal algıyı şekillendirebileceğiniz şey tam olarak marka stratejinizdir.

Marka Kişilikleri

Her insan gibi markalarında belirli kişilik özellikleri vardır ve bunları bir takım genellemeler altında toplamak çok da zor değildir. Konuya ilişkin yapılan bir araştırma sonucunda dünyadaki markaların yaklaşık olarak %95’ini beş ana kişilik grubu altında toplamışlar, o gruplar ise şu şekilde; Samimi marka kişiliği, heyecanlı marka kişiliği, uzman marka kişiliği, sofistike marka kişiliği ve sert marka kişiliği. Buradan hareketle markalarında bizler gibi belirli izlenimler yarattığını çok daha iyi anlayabiliriz diye düşünüyorum. O yüzden de yansıtmak istediğiniz kişiliği seçerken lütfen çok çok dikkatli olun. Çizeceğiniz imajı oluşturmak yıllar alırken yıkılması ise birkaç güne tekabül eder.

Marka Stratejisinin Faydaları

Ürün ya da markanızın kolaylıkla tanınabilmesinin yanı sıra sizi rakiplerinizden net bir şekilde ayırır ve otomatik olarak zihinlerde kalite algısını oluşturur. Ürüne ve markaya güvenen müşteri artık sadakatli bir müşteridir ve sizden kolay kolay vazgeçmez. Bunlar ile birlikte marka sahiplerine ürün ya da hizmet için özel fiyat belirlenmesine imkân sağar. Tutundurma çalışmalarına büyük miktarda yardımcı olan bu strateji sayesinde tüketici kendisini prestijli hisseder. Hukuki açıdan ürünün özellikleri kontrol altına alınabilirken aynı zamanda müşterinin de korunmasını sağlar.

Marka Stratejisi Oluşturmak İçin Ne Yapılır?

Öncelikle markanızın ne olduğunu 5N1K kuralına göre açıklayıp müşterilere ya da müşteri olabilecek potansiyeldeki kişilere tanıtmanız gerekmektedir. Bu soruların cevabını ise markanızın içine döndüğünüz ve göz attığınız zaman rahatlıkla bulabilirsiniz.

Müşterilerinizin sizinle rahatça temas kurabileceği her noktada markanızın eşsiz ve en iyisi olduğunu vurgulamanız gerekmektedir. Bu vurgulamayı yapabileceğiniz alanlardan birkaçı ise şu şekildedir; Özellikle sosyal medya hesapları ve web sitesiyle beraber fuarlarda büyük önem arz etmektedir.

Anlamlı günlere özel içerik oluşturmanın marka stratejisi oluşturmak noktasındaki önemi gerçekten oldukça büyüktür. Bu yapacağınız içerik ve paylaşımlar marka algısını güçlendirmenin yanı sıra popülaritenizi de artıracaktır. Bu başlıkla ilgili aklıma gelen birkaç örneği sizinle de paylaşarak kafamızda iyice oturmasını istiyorum. Filli Boya markası yıllardır kadınlar gününe özel öyle güzel reklam filmleri ortaya koyuyor ki hayran olmamak elde değil.  Kadınların hikâyesini anlatmanın yanı sıra güçlerini de vurgulaması herkes tarafından oldukça beğeniliyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bedenen aramızdan ayrılışının günü olan 10 Kasım’da ise İş Bankası tarafından yapılan anma reklamları ise her yıl daha da çarpıcı bir şekilde akıllara kazınıyor.

Piyasadaki rakiplerinizi incelemeyi ve pazar takibi yapmayı bir an olsun bırakmayın derim. Çünkü her markanın akılda kalabilmek ve var olan ilgiyi kaybetmemek adına hedef kitleyi takip etmesinde fayda vardır. Marka stratejinizde hedef kitleye hitap etmek ve onların problemlerine çözüm üretmenin yanı sıra trendleri takip etmeyi de bırakmaması gerekir.

Müşterilerinizin ya da potansiyel müşteri adaylarınızın kafasının karışmasına izin vermeyin, tutarlı olun. Yaptıklarınızla söyledikleriniz birbirine uysun. Bunu sadece sizin markanız adına yapmanız yeterli değildir, aynı şekilde marka elçilerinin de sizi destekleyen ve belirsizliğe yol açmayacak şekilde hareket etmesi gerekmektedir.

Rakip firmalardan farkınızı en iyi şekilde ortaya koymayı bilin. En başarılı dünyaca bilindik markalar hep bu temelde ilerlemiş ve bunu da bir madalyon gibi gururla taşımışlardır. Şuanda yapılmayan ya da fark edilmeyen bir şey bulun ve kendinize bu şekilde ilerleyebileceğiniz bir yol izleyin.

Markanızın hikâyesini en vurucu ve müşterilerinizi etkileyecek şekilde yazıp kanallarınıza eklemeniz marka stratejisi noktasında büyük önem arz etmektedir. Sadece ne anlatacağınıza değil anlatacağınız şeyi nasıl, ne şekilde ve hangi yolla insanlarla bir araya getireceğinizi de önceden planlayın. Bizler robot değiliz ve etkilendiğimiz her hikâyeye içten içe bağlılık hissederiz. Artık insanlar alacakları ürünle bağ kurmak istiyor ve bu duygusal bağı kurabilecekleri markalara yöneliyorlar. Bu da dolayısıyla sadık müşteri kavramını karşımıza çıkarıyor.

Motivasyonu elden bırakmayın gerek marka içi gerekse müşteriyle temaslarınızda heyecanınızı yitirmeyin. Marka ve müşteri ya da marka ve çalışan arasında da aynı duygusal ilişkilerdeki gibi bir iletişim vardır ve sıkıcı iletişim insanları başka yöne itebilir. Bundan ileri gelerek işbirliği kampanyaları ve ödül programlarının yanı sıra lansmanlara da özen göstermelisiniz.

Tüm bunları yaptıktan sonra geri dönüşleri kontrol etmez ve kat ettiğiniz yola dönüp bakmazsanız yaptığınız tüm çaba ve ortaya koyduğunuz her iş aslında çöpe gider. Bir fikrin işe yarayıp yaramadığını muhakkak kontrol edin. Analitik verilerin yanı sıra anketlere özen gösterin. Bir diğer en önemli nokta ise işletmenize fayda sağlayan, en karlı müşterilerinizin %20’lik kısmının istek ve ihtiyaçlarını dikkate alırken memnun olmadıkları noktaları da düzenleyip değiştirmeye gayret gösterin. Emin olun ki bu adımları doğru uygular ve marka stratejinizi sağlıklı bir şekilde oluşturabilirseniz eğer başarı sizin için sürpriz olmayacaktır.

Burada yavaş yavaş yazımı sonlandırmayı düşünüyorum. Yukarıda sizlere anlatmaya çalıştığım başlıklarla ilerlemeye çalışır ve rotanızı ona göre çizerseniz hem doğru hem de sağlıklı bir marka stratejisi oluşturabilirsiniz.  Markanızın sizi yansıttığını ve izlenimin ne kadar önemli olduğunu lütfen göz ardı etmeyin, tekrar belirtmek istiyorum ki özel gün ve toplumsal olayları atlamamaya gayret gösterin, insanların bu noktada ne kadar hassas olduğunu tahmin edebilirsiniz. Bugünlük benden bu kadar, bir diğer yazıda görüşünceye dek kendinize çok iyi bakın.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu