Dijital Pazarlama

Ayna Nöronları ve Pazarlama Taktikleri

Merhabalar değerli okurlarım, bugün sizlerle birlikte son zamanlara damga vuran bir konu olan Ayna Nöronları ve Pazarlama Taktikleri hakkında bilgi aktarmak istiyorum. İnsan vücudundaki en önemli organlardan birisi olan beyin hakkında yapılan araştırmaların devamında ortaya çıkan bu tespit gün geçtikçe daha da detaylandırıldı. Peki, Ayna Nöronları ve Pazarlama Taktikleri konusunda neler bilmelisiniz? İşte konuya ilişkin merak edilen tüm ayrıntılar!

Beynimizin nasıl işlediği ve neye göre karar mekanizmasını hayata geçirdiği herkes tarafından yüzyıllardır merak ediliyor. Özellikle alışveriş yapma isteğimizin neye göre şekillendiği son dönemlerde en çok merak edilen konular arasında yer alınca arama motorları aracılığıyla Ayna Nöronları ve Pazarlama Taktikleri konusunda da araştırmalar son hızıyla devam etmekte. Peki, Ayna Nöronları ve Pazarlama Taktikleri nasıl işliyor beynimiz neye göre karar veriyor? Ayna Nöronları ve Pazarlama Taktikleri konusunda merak edilen tüm detaylar için kaleme aldığım makalemde hepsi ve daha fazlası mevcut. Hazırsanız başlayalım!

İlgili Makaleler

Ayna Nöronları ve Pazarlama Taktikleri

Ayna Nöronları ve Pazarlama Taktikleri konusuna başlamadan önce sizler için kavramlara biraz daha yakından bakmak istiyorum. Ayna nöronlar olarak adlandırılan nöronlar bir eylemi hayata geçirirken ya da başka bir kişide veya durumda görüldüğünde aktive olan nöronlardır. Özetle gördüğümüz başka insanların hayata geçirdiği davranışları istemsizce taklit etmemize ve onlarla aynı duyguyu hissetmemize neden olan durum tam olarak ayna nöronlardan kaynaklanmaktadır. Bu davranış zamanla daha da yüksek boyutta kendisini gösterse de bebekliğimizden beri geldiği de aşikardır.

Ayna nöronların hangi durumlarda gerçekleştiğine bakacak olursak; kalabalık ancak oldukça sessiz bir ortamda kahkahalarla gülüp yüksek sesle konuşamazsınız. Bunu isteseniz bile yapmakta zorlanır daha sessiz olmaya gayret gösterirsiniz. Ya da sizden yaşça büyük birisiyle bir yere giderken normaldeki yürüyüş hızınızla değil daha ağır adımlarla hareket edersiniz.

Başka bir örnek verecek olursak sürekli olarak takip ettiğiniz ve sevdiğiniz dizinin kahramanlarından birisi mutlu olduğunda onunla aynı duygu frekansına yükselir ya da üzüldüğü veyahut acı çektiği durumlarda onunla aynı hisleri hissetmenizde ayna nöronlardan kaynaklıdır. Türkiye’nin gündemine damga vuran dizilerden birisi olan Aşk-ı Memnu’da Bihter öldükten sonra gıyabında cenaze namazının kıyılması ya da Kurtlar Vadisi dizisinin efsanevi Süleyman Çakır’ının dizideki ölüm tarihinin her yıl dönümünde lokma dökülüp dağıtılması da ayna nöronların uzun vadede insanlara neler yaptıracağını özetliyor aslında.

Ayna Nöronlar Satın Alma Davranışlarını Nasıl Etkiler?

Biraz önce bahsetmiş olduğumuz ayna nörondan kaynaklanan davranışlar elbette ki alışveriş anında da etkisini gösteriyor. Çevremizden birisinde gördüğümüz herhangi bir ürünün bizi etkileme oranı daha önce kimsede görmediğimiz bir ürüne oranla çok daha yüksek. Günümüzden bir örnek verecek olursak herkes kablosuz kulaklığa aslında birbirinden görerek geçti. Ya da akıllı saatler ve moda olan ayakkabılar da bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

Bir kıyafet gördüğümüzde de onu üzerimizde hayal etmemiz ve dolabımızdaki diğer parçalarla eşleştirmemiz üzerine düşüncelerimizde tam olarak ayna nöronlardan kaynaklanıyor. “Mankende böyle güzel durduysa bende de güzel durur.” Düşüncesi alışveriş alışkanlıklarınıza etki eder. Özellikle dijital dünyanın hayatımız üzerindeki etkinliğini artırmasıyla beraber resmen bir taklit çılgınlığı furyası oluştu. YouTube üzerinden gelen binlerce ürün inceleme videosu satın alma isteğimizi artırırken öte yandan da aynı ürüne sürekli denk gelmemizde ürüne yönelik satın alma isteğimizi uyandırabilir.

Satın alma kararlarımızdan yalnızca ayna nöronları suçlu tutamayız, beraberinde iş birlikçisi olan hormonların da varlığından söz etmek mümkündür. Bağımlılık yapıcı madde olarak da nitelendirilen dopamin hormonu da satın alma kararlarını oldukça büyük ölçüde etkiler adeta bir keyif pompalayıcısıdır. Ne olduğunu anlayamadan bir anda satın aldığınız ürünlerin büyük bir çoğunluğunun arkasında dopamin hormonu yer almaktadır.

Biraz önce bahsettiğimiz durumu yaşamayan neredeyse yok denecek kadar azdır. Alışverişi bir gazla yapıp ardından gelen süreçte dopamin etkisini azaltınca o ürüne gerçekten ihtiyacınız olup olmadığını düşünmeye başlarsınız. Ayna nöronların kendimizi çekici ve iyi hissettirmesiyle birlikte dopaminin ödül öngörüsü yaratmasıyla beraber geçen süreçte mantığınız ise koşarak uzaklaşır.

Bu durumda özetle alıcıların bu süreç içerisinde dikkatli olmasını gerektirir çünkü ayna nöronlar tüketicilerin zihin, sadakat ve cüzdanlarımızı etkilemekte oldukça güçlüdür. Ayna Nöronları ve Pazarlama Taktikleri konusunda sizlerle paylaşacağım bilgilerin sonuna geldik. Ayna Nöronları ve Pazarlama Taktikleri hakkında merak ettiğiniz soruları yorumlar aracılığıyla benimle paylaşabiliriz. Görüşmek üzere!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu